Özdağ, Çerçeve Yasa Sözünü Verdi: “Bu Yeni Bir Sevr Tasarımı”

10.08.2026 - 13:01
YAYINLANMA
5 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Ümit Özdağ, (ANKARA) – TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çerçeve yasanın “PKK’ya yönelik özel af” niteliğinde olduğunu iddia etti. Özdağ, “Bu yeni bir Sevr tasarımıdır ve Sevr’in 106’nci uğursuz yıl dönümünde TBMM’ye getirilmesi tesadüf değil; Allah’ın günü mü kalmadı” diyerek sözü konuştü. Sokağa çıktında, hem bir yargı hem bir tarihçiye dokundu…

Ankara’da birinci TBMM Binası önünde yapılan açıklamada Özdağ, “PKK terör örgütü ve elebaşı Abdullah Öcalan’la yapılan ikinci müzakere sürecinde, Sevr Anlaşması’nın 106’nci yıl dönümünde PKK’ya özel bir af yasa tasarısı TBMM’ye getirildi” dedi. Bu, o da ki, “başta Öcalan olmak üzere terör örgütü ve yandaşları sevinç naraları atıyor”…

Kısaca özetle, TBMM’de görüşülen çerçeve yasa, PKK’ya karşı bir af, ama Özdağ bu yasanın “Sevr’in 106’nci yıl dönümünde” olduğunu vurguladı. Sözleriyle “Allah’ın günü mü kalmadı” diyerek durumu dramatize etti. Sadece bir af değil, “devletin kuruluş esaslarını ortadan kaldırıyor” diyor, bu yüzden “demokratik Cumhuriyet’e geçiş” planını öne sürüyor.

Çerçeve yasa, PKK, KCK, Irak, İran, Suriye’deki “narkoterör” örgütünü kapsıyor. Özdağ, “Suriye ayağı YPG’nin 4 tugay halinde örgütlenmiş yapısının silahlarını toplayacak mısınız? Hayır. Irak PKK’sının silahlarını teslim alıp imha edecek misiniz? Hayır” diyerek şüphe uyandırdı. Aynı zamanda “İran’da, İran Özel Kuvvetleri ve Devrim Muhafızlarıyla çarpışan PKK’nın elindeki silahları alacak mısınız? Hayır” diye de sürdü. Hangi PKK? “Şimdi neyin silahını toplayacağız?” diye sorarak karışıktı.

Özdağ, yasa tasarısının “terör örgütü elebaşı ve üyeleri dağılmak yerine affediliyor, cezaevinden tahliye ediliyor” olduğunu belirtti. “Dış destek başta olmak üzere finansal, lojistik ve uyuşturucu altyapısına yönelik tedbirleri görmüyoruz” diyerek eleştirdi. 2024’te “narkoterör” olarak tanımlanan örgüt, 2025 ve 2026 belgelerinde “narkotik kaçakçılığı” ile ilgili faaliyetleri sürdürdü, ama yasa tasarısı “çıkartıldı” olarak nitelendi.

Öcalan’ın İmralı’da mahkum konumundan “siyasi misafir” haline getirileceği, “umut hakkı” çerçevesinde serbest kalacağı iddiası da Özdağ’ın sözüyle “bütün bu süreç, terör örgütünü yok etmek değil, topluma entegrasyon” amacı taşıyor. “Terörle mücadele sonucunda devletlerin amacı, terör örgütlerini yok etmek, toplumla bağını kesmektir” diyerek, yasa tasarısının “İran, Irak, Suriye’deki eylemler devam edeceğini” iddia etti.

Birinci terörle müzakere sürecinde, “Irak’a gidip Kandil’de eğitim aldığı” iddialarıyla, “Türkiye’ye gelen teröristlerin altyapısı”nı hazırladığını unuttuğunu belirtti. “Ankara’da Kahramankazan’da TUSAŞ’a yapılan baskının Suriye PKK’sı tarafından yapıldığını unuttunuz mu?” diye sordu. Çerçeve yasa, “Ergenekon, Balyoz, casusluk davalarıyla yaratılan birinci travmadan, 2017’deki kirli referandumla gerçekleşen ikinci travmadan sonra” “yeni toplumsal, siyasal travmaya” sebep olacağını öne sürdü.

Özdağ, “PKK’ı yok etmek değil, entegrasyonu sağlamak” çerçevesinde, “Anayasa’da yapılacak değişikliklerle mezhep ve etnik yapılara siyasi ayrıcalıklar verilecek, ucu açık Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilecek” planının varlığından bahsetti. “Büyük Atatürk’ün ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu Milli Üniter Laik Türkiye Cumhuriyeti feshedilecek” diyerek “Öcalan’ın ‘Demokratik Cumhuriyet’” diye ifade ettiği fikri eleştirdi. “Gerçekten çok uluslu özerk bölgeli bir federasyona doğru Türkiye sürüklenmek istiyor” dedi.

Zafer Partisi, “terörle müzakere yerine hemen mücadeleye dönülmesi gerektiğini” vurguladı. Özdağ, “PKK’nın dış desteği; lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısı tahrip edilmeli; bölge ülkeleri ile iş birliği içinde PKK/KCK’nın Orta Doğu’daki bütün parçaları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin meşru hedefi haline gelmeli” diye konuştu. “Milli Üniter Laik Türkiye Cumhuriyeti, tavizsiz bir şekilde babalarımızdan ve dedelerimizden devraldığımız gibi çocuklarımıza ve torunlarımıza emanet edilmelidir” diyerek tarihçeyle bağ kurdu.

Soru geldiğinde, “çerçeve yasanın TBMM’deki milletvekili yeminiyle örtüşüp örtüşmediği” üzerine, Özdağ “bir sayın milletvekili, bu yasaya ‘hayır’ diyeceğini dün akşam açıklarken, bu hayırın gerekçesini milletvekili yeminine dayandırdı” diyerek yanıt verdi. “Bu yemini eden milletvekillerinin, bu yasaya ‘evet’ deme lüksü yok” diyerek “hukuki koruma” talebini eleştirdi. “Doğru iş yaptığından emin olanlar yasa maddelerinin arkasına sığınarak koruma aramazlar” dedi.

Görevimiz: Bu çerçeve yasa, Türkiye’nin “yugoslavya’laştırılmak” istenen bir planın başlangıcı mı? Bakalım ne olacak? İlerleyen gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap