İBB Davası 68. Günü: 13 Tutuksuz Sanık Savunması ve İmamoğlu’na Soru
İBB Davası’nın 68’inci günü, 13 tutuksuz sanık savunmasıyla sahnede, 21.00 itibarıyla yasalara göre yapılan gecelik adliyede gerçekleşti. Evde ydi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde inşa edilen yeni duruşma salonunda sıkı bir ortamda gündeme geldi.
Saat 21:00’de, 13 tutuksuz sanık savunma yaptı. Sokağa çıktıda, işin içinde olan herkesin kalbi hızlı atıyor. 53’ü tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın 68’inci günü, Ekrem İmamoğlu’nu da kapsayan bir duruşma.
İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun ardından, iş insanı Adem Kameroğlu SEGBİS yoluyla Muğla’nın Bodrum ilçesinden katıldı. Kendisi “Ben özellikle mülki işlerde devlet işleriyle, bürokrasi işleriyle önüme çıktığında hemen ‘Olsun, verelim gitsin. Yeter ki işi bitirelim’ zihniyetiyle mücadelenin içinde oldum” dedi. Sır, derin bir hikaye.
Kameroğlu, Pelican Hill villaları konusundan söz etti: 2013’te villalara başladık, 2016’da inşaat başladı. 2017’de ne oldu? “Biz ne oldu da bu villayı verdik?” diye sordu. Kuralıyla oynamazsam burada oyunu kaybederim. 1,5 milyon lira, 12 tane 100 bin liralık senet, 1 tane 300 bin liralık çek gibi detaylar paylaştı. Bu sözler adaletin içinde bir tırnak gibi sardı.
İmamoğlu, Kameroğlu’na “Buluşmalarımızda zorda kaldığınızı veya tehdit edildiğinizi niçin bana bir kez bile anlatmadınız?” diye sordu. Kameroğlu ise “Siz olmasanız dahi sizin yanınızda veya sizin etrafınızda olan insanların talimatı, bizim için her zaman başkanın talimatı yerine geçti” diyerek savunmasını tamamladı.
İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız, “Büyükşehir belediyesi gelip inşaatımı durdurdu 45 gün” dedi. Kameroğlu ise “2017 Haziran ayında, 45 gün. AK Parti’ydi büyükşehir” yanıtladı. Bu dijital döküm, mahkeme odasında yankılandı.
İBB Özel Kalem personeli Burcu Ciner Şimşek, “19 Mart’ta telefonu aldım” iddiasına karşı “2025 yılının ocak ayında telefonu kendisine teslim ettim” diyerek dilekli bir açıklama yaptı. Telefonun varlığı, mahkemede bir sır gibi konuşuldu.
İSPER’de engelli kadrosunda geçici görevle çalışan Davut Bildik, “Kayıt cihazını söküp teslim ettim, teknik yetkinliğim yok” diyerek kendini savundu. Kalp pili kullanan bir adam olduğunu belirtti; “Sadece yaptığım işi yaptım, 11 ay cezaevinde kaldım” diye bir yalan olmadığını vurguladı.
Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, “10 yılı aşkın süredir İBB’de şoför olarak çalışıyorum” diyerek, “Ben suç işlediğim için değil, Murat Ongun’ün şoförü olduğum için buradayım” diye duruşmayı tamamladı. 42 yaşında bir baba, 4 çocukla, evinde, işini sürdürüyor.
Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, “2 kızım var, 11 yaşında, 6 yaşında” diyerek, “Onu 2-3 ay boyunca, küçüğü de 4 ay boyunca görüşe çağırmadım” dedi. “Sürekli tutukluluk devam ediyor” diye ekledi.
Bu olay, İstanbul sokaklarında yankı buluyor, herkesin gözleri mahkemeye takılıyor. Bakın, bu gürültülü günün sonunda ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber

